KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7319 E., 2012/16289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 30/04/2001 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tahsili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, usulsüz kredi kartı verilmesinden doğan banka zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalı ... ve ...'a yönelik istemin kısmen kabulüne, davalı ... ve ...'a yönelik istemin atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, banka şube müdürü ve ikinci müdürü olan davalıların yeterli ödeme gücü bulunmayan öğrencilere usulsüz kredi kartı (jest kart) vermesi ve kredi kart borçlarının tahsil edilememesinden doğan banka zararının tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalıların katıldıkları işleme göre sorumlu oldukları tutarlar belirlenerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu kredi kartlarının bankanın işlem hacmini artırmaya yönelik olarak verildiği ve buna dair işlemin bankanın üst birimlerince onaylandığı ve davacı bankanın denetim eksikliğinin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hususlar Borçlar Kanunu 43 ve 44. maddesi kapsamında davacının bölüşük kusuru kabul edilip indirim nedeni sayılarak zarar tutarından yüksek oranda indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7319, K. 2012/16289, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama