KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7622 E., 2012/11079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 06/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın tavzihine ilişkin 02/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; mahkemenin 18.06.2009 gün ve 2019/238-482 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, vekalet ücretine ilişkin olarak"...Davalılar .... ve .... vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 1.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine" biçiminde hüküm oluşturulmuştur.
Karar, taraflara tebliğ edilmiş ve davalıların temyizi sonucu yerel mahkeme kararı onanmış, karar düzeltme istemi de olmadığından karar kesinleşmiştir.
Karar kesinleştikten sonra davacının istemi üzerine, davalı tarafa herhangi bir tebliğat yapılmadan yerel mahkemece verilen 02.04.2012 gün ve 2019/238-482 sayılı tavzih kararında ise davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığı gerekçesiyle "1800 TL vekalet ücretinin gerekçeli karardan çıkartılarak, reddedilen miktar olan 5000 TL üzerinden davalılar lehine 600 TL vekalet ücreti yazılmak suretiyle kararın tavzihine " biçiminde hüküm kurulmuş, davalılardan ... vekili tarafından, bu tavzih kararına karşı temyiz isteminde bulunulmuştur.
Hükmün tavzihini düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesine göre. "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, hükmün tavzihinin istenebilmesi için verilen hükmün, yeterince açık olmaması, icra işlemleri sırasında uygulanması açısından tereddüt uyandırıyor olması ve hükmün içinde bir birine aykırı fıkralar bulunması gerekmektedir.
Eğer böyle bir hal söz konusu ise, taraflardan her biri hükmün tavzihini isteyebilir ve mahkeme kararında açık olmayan veya çelişkili bulunan yönler; ancak, hükmün aslına uygun olarak tavzih edilebilir. Ancak tavzih yolu ile hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, karar değiştirilemez veya genişletilemez.
Şu halde, mahkemenin asıl kararında, davalılar lehine vermiş olduğu vekalet ücretini tavzih yoluyla değiştirmesi, yukarıda gösterilen yasal mevzuata aykırı olup tavzih isteminin reddi gerekir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7622, K. 2012/11079, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama