KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7660 E., 2012/10123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/06/2010 gününde verilen dilekçe ile orman alanında ağaç kesme nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, devlet ormanından izinsiz ağaç kesilmesi nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davalı; önce davayı kabul etmediğini bildirmiş, ancak daha sonra dava konusu edilen zarar miktarını davacıya ödemiştir.
Yerel mahkemece, ‘davacının zararının, yargılama aşamasında davalı tarafından ödenmiş olduğu’ gerekçesiyle istemin reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının maddi tazminat isteğinin, davalı tarafından yargılama sırasında yapılan ödeme ile karşılandığından konusuz kaldığı sonucuna varılarak karar verilmiş olmasına göre, ‘konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına’ biçiminde karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde ‘istemin reddine’ biçiminde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir.
Ayrıca; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. (1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2.) maddesi gereğince; kural olarak yargılama giderleri, davadaki haklılık oranına göre haksız çıkan tarafa yükletilir. Yine 1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesinde de “…Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder…” biçiminde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda, eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunan davacı, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Şu durumda yerel mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, davalı tarafından, eldeki davanın açılmasından sonra ödeme yapılmış olması ve davacının davanın açıldığı günde maddi tazminat istemekte haklı olduğu gözetilerek, ‘konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücretine’ karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde karar verilerek davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7660, K. 2012/10123, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama