KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7957 E., 2013/6462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 18/03/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen 20/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ...'un diğer temyizine gelince: Dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile, icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ayrıca asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan ...'dan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu alacak, davacıya ait araca davalılar tarafından taş ve sopayla vurulmak suretiyle verilen zararın giderilmesi amacıyla başlatılmış olup, haksız eylemden kaynaklandığı tartışmasızdır. Haksız eyleme konu zararın miktarı başlangıçta belirli olmayıp, çözümü yargılamayı gerektirmektedir.Bu nedenle, likit (belirgin) bir alacaktan söz edilemez.
Şu durumda, olayda uygulama yeri bulunmayan İ.İ.K'nun 67/2. maddesi gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7957, K. 2013/6462, 8 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama