KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/8277 E., 2012/11408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/08/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve karşı davada istemin reddine dair verilen 19/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı ...'ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı-karşı davalı ...'nun temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası ekinde bulunan ceza dosyasından, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'ın haksız tahrik altında davacı ...'ya yönelik hakaret suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilerek, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulandığı ve kararın itiraz edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı B.K.'nun 53.maddesi anlamında hukuk hakimin bağlayıcı nitelikte bir karar değil ise de; somut olayda; dava konusu edilen sözlere dayanak teşkil eden Trabzon Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1025 Esas 2011/89 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; yapılan yargılama sırasında 03/02/2011 tarihli 1 nolu celsede davalı, davaya konu edilen sözleri internet ortamında davacıya söylediğini ikrar etmiştir.
Davalının hakim huzurunda isnat edilen suçu kabul şeklinde ikrarının mevcut olduğu açıktır. Bu durumda, davacı ve davalının birbirlerine karşılıklı hakaret ettikleri gerekçesiyle davanın reddi doğru olmayıp, davalının haksız eylemi, maruz kaldığı haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği gözönüne alınarak davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/8277, K. 2012/11408, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama