KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/8496 E., 2013/8067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 09/12/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili Avukat ... tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı ... tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 23 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. Borçlar Kanununun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...'ın ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır.
Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği, MK 471. maddesine göre "... bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar" hükmü uyarınca şartla tahliye olup olmadığı araştırılmalı, kısıtlılık halinin devam ettiğinin belirlenmesi durumunda bir vasi tayin edilmemiş ise öncelikle bu eksiklik tamamlattırılmalı ve sonra temyiz isteminde bulunan avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir.
Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye “kanuni süre içinde vasinin mahkeme ilamına karşı temyiz isteyebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan temyiz talebine icazet vermiş sayılacağı; temyiz istemini kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebligat çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/8496, K. 2013/8067, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama