KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/8749 E., 2012/11250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; davalının, kendisine hakarette bulunduğunu, bu olay nedeniyle manevi çöküntü yaşadığını belirterek, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında gerçekleşen olaylar nedeniyle görülen ceza davasında davalının cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; davacının iddia edildiği gibi çöküntüye uğradığını gösterir delil elde edilemediği ve davacı tarafın iddialarını ispat edemediği kabul edilerek istemin tümden reddine karar verilmiştir.
Seyitgazi Sulh Ceza Mahkemesi'nin 01/04/2011 gün ve 2009/91-2010/190 sayılı kararı ile davalının, davacıya karşı hakaret suçu işlediği anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya içindeki delillerden davalının davacıya hakaret ettiği sabittir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
Mahkemece, davalının hakaret eylemi nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı lehine Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/8749, K. 2012/11250, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama