KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/91 E., 2012/18070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vasisi
- ...
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/06/2010 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Kastamonu E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan dava dışı ...'ın 21.10.2007 tarihinde davalının sebebiyet verdiği ve bizzat yaptığı eylem sırasında yüzünde sabit iz bırakacak şekilde yaralandığını, infaz koruma memurunun bu yaralanması sebebiyle idare mahkemesinde tam yargı davası açtığını, Kastamonu İdare Mahkemesinin 2008/468 E, 2009/282 K. sayılı kararı gereğince Kastamonu 2. İcra Müdürlüğünün 2009/8715 sayılı takip dosyasına Adalet Bakanlığı tarafından 12.627.00 TL ödeme yapıldığını, dava dışı infaz koruma memuruna yapılan ödemenin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vasisi; idare mahkemesinin tazminat kararını, idarenin ağır hizmet kusuruna dayandırdığını, davalının kusurunu inceleme konusu yapmadığını, davanın elebaşı olarak gösterilen dört kişiye karşı açılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; idare mahkemesinin kararında, davalının herhangi bir eyleminden bahsedilmediği, dolayısı ile davacı hazinenin ağır hizmet kusuru bulunan ilgili memura rücu edebileceği, açılan bu davada davalıya husumet yöneltilemiyeceği gerekçesi ile tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davaya konu olay nedeniyle davalı hakkında Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/212 Esas sayılı ceza davasının açıldığı anlaşılmakladır. Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu hukuk hakimini bağlar. Somut olayın özelliği itibariyle maddi vakıanın tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir Bu nedenle sözü edilen ceza davasının sonucu beklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-/-
-2- 2012/91-2012/18070
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/91, K. 2012/18070, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama