KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/9223 E., 2012/12589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 22/02/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ...' na yönelik davanın yargı yolu bakımından davalı ...' a yönelik davanın esastan reddine dair verilen 10/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların davalı ... Bakanlığına yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer davalıya yönelik temyiz itirazına gelince:
Dava, yanlış doğum yaptırılması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verlimiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda Kocaeli Devlet Hastanesinde doktor olan, kamu görevlisi sıfatını taşıyan davalının, davacılardan ...'e doğum yaptırırken yanlış yöntem uyguladığı ve bunun sonucunda davacı çocuk ...'in ağır özürlü olduğu belirtilerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerekir. Davalıya husumet yöneltilemez. Davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi yerine, işin esasının çözümlenmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'a yönelik mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle bozma kararının 2. nolu bendine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/9223, K. 2012/12589, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama