KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/9825 E., 2012/12207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/10/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının ödemediği altyapı ve yönetim aidatları nedeni ile hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, haksız itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dairemizin 23.02.2011 gün ve 2010/3002-2011/1822 Esas Karar sayılı bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, yönetim aidatlarına ilişkin itirazın iptaline karar verilmiştir.
Davacı, icra takip dosyasında yönetim ve altyapı aidatlarının icra takip tarihinden itibaren 6183 sayılı yasaya göre işleyecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Ancak davacı kurum, 6183 sayılı yasa kapsamındaki kuruluşlardan değildir. Şu durumda asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca davalının sorumlu olduğu yönetim aidatları tutarı bilirkişi marifeti ile belirlenmiş, bilirkişinin asıl aidat tutarı ve işlemiş yasal faizine ilişkin raporu usul ve yasaya uygun biçimde hükme esas alınmış ise de, asıl alacak tutarının icra takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine biçiminde hükmün açıklanması gerekirken bu husus unutulmuş ise de anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/son maddesi uyarınca hüküm fıkrasına “kabul edilen asıl alacak tutarının takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline” biçimindeki tümcenin eklenmesi ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/9825, K. 2012/12207, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama