KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/10150 E., 2014/5868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/03/2013
- Numarası
- 2012/261-2013/109
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Davacı M.. B.. vekili Avukat M. S. T. tarafından, davalı İ.. D.. aleyhine 17/04/2012 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalının temyiz harç ve masraflarına ilişkin adli yardım talebinin 6100 sayılı HMK'nun 336/3. maddesi gereğince kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesine geçilmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının akıl sağlığının yerinde olmamasından dolayı dava konusu olayda cezai sorumluluğunun bulunmadığına dair dosyada sağlık raporu bulunmaktadır. Davalı da tüm aşamalarda psikolojik rahatsızlığının bulunduğunu, bu nedenle sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Bu belge ve beyanlar karşısında, davalının fiil (medeni hakları kullanma) ehliyetine, medeni usul hukuku yönünden de dava ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda tereddüt oluşmuştur. Dava ehliyeti, dava şartlarından olup taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Şu halde, davalının fiil (dava) ehliyetinin olup olmadığı, TMK'nun 405. maddesi uyarınca davalıya vasi atanması gerekip gerekmediği araştırılmalı, vasi gerekliyse atanması sağlanmalı ve davaya vasi huzurunda devam edilerek karar verilmelidir. Mahkemece, dava ehliyeti konusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/10150, K. 2014/5868, 7 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama