KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/10588 E., 2014/7468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/03/2013
- Numarası
- 2012/210-2013/276
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Davacı G.. B.. vekili Avukat .. C.. T.. tarafından, davalı C.. K.. aleyhine 10/05/2012 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, G.. B.. müfettişlerince düzenlenen teftiş raporu sonucunda davalının 110.511,83 TL kamu zararına yol açtığını öne sürerek, söz konusu alacağın her bir borç belgesinde belirtilen tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı, kendisine tebliğ edilen borç bildirim belgelerine karşı davacı aleyhine idare mahkemesinde dava açtığını belirterek bu davanın bekletici mesele yapılması, sonunda da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davalının kurum zararına yol açtığı kabul edilerek dava kısmen kabul edilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı kurum müfettişlerince yapılan teftiş sonucu; muhasebe yetkilisi vekili olan davalının, 3065 sayılı kanuna göre indirim hakkının kullanılmamasına neden olması, 2002- 2010 yılları arasında hak etmediği halde vekalet ücreti alması, personel avanslarıyla ilgili muhasebe usul ve esaslarına uygun işlem yapmaması ayrıca banka hesapları usul ve yasaya uygun tutmaması nedeniyle kurum zararına yol açtığı belirlenerek; bu zararın ödetilmesi gerektiği yönünde rapor düzenlendiği, bu rapor uyarınca davacı kurumun davalı hakkında idari işlem tesis ettiği ve ödeme belgeleri düzenlediği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından, söz konusu idari işlemin iptali için idari yargı yerinde dava açıldığı savunulduğuna göre, dava konusunun özelliği nedeniyle idare mahkemesindeki dosyasının sonucunun beklenmesi ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/10588, K. 2014/7468, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama