KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/10743 E., 2014/6259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/04/2011
- Numarası
- 2010/99-2011/289
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Davacılar A.. A.. vdl. vekili tarafından, davalılar Ü.. G.. vd aleyhine 03/02/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, adi istihkaktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar, ortak murislerinin ölümünden önce davalıların murisin hesabındaki parayı kendi hesaplarına geçirerek terekeye girmesine engel oldukları gerekçesiyle payları oranında bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalılar, iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, Ziraat Bankası'ndan gelen yazı cevabı dikkate alınarak davalı Ü.. G.. hesabına geçirilen meblağ kadar davacıların alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı, hüküm fıkrası 1/b bendinde yer alan "...17.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 604,6875 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine" şeklindeki yazılımı her bir davacıya ayrı ayrı verilecek hissenin davacıların tamamına verileceği şeklinde gibi anlaşılmasına sebep olduğundan sonuç olarak infazda sıkıntı oluşturabilecektir, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacının davası kısmen kabul edilmiş olup, reddedilen kısım üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine 03.12.2010 tarih ve 27774 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12. maddesi "...Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz." hükmü gereği 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmesi gerekmektedir.
Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak, davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmeyerek verilen verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/10743, K. 2014/6259, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama