KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/11962 E., 2014/6837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/03/2013
- Numarası
- 2012/217-2013/170
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Davacı M.. C.. vekili Avukat N. D. Ç.tarafından, davalı F.. E.. aleyhine 09/04/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının eski eşi olan davadışı D.C. C.'a çektiği mesaj ile, kendisinin de kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; "... davalının eski eşine gönderdiği ve davaya konu olan mesajın "ben Silifke'ye yengenle ilişkini anlatacağım" şeklindeki kısmıdır. Mesaj içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalının mesajda davacıyı hedef aldığı hususu açık değildir. Diğer bir ifadeyle davacının şahsına yönelik bir saldırının varlığından söz edilemez. Kaldı ki, davaya konu cep telefonu mesajından dolayı ceza davasında davalının eyleminin eski eşine yönelik olması nedeniyle davalı hakaret suçundan dolayı ceza almıştır. Dolayısıyla manevi tazminata hükmedilebilmesi için yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının, davalının eski eşinin ağabeyinin eşi olduğu anlaşılmaktadır. Evlilik dışı birliktelik isnadı muhatapları yönünden sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Eş veya eyleme katıldığı iddia edilen kişi bakımından ayrım yapılamaz. Davalı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda da mahkumiyetine karar verilmiş ve dava konusu mesaj aleniyet kazanmıştır. Şu durumda, davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin kabulü ile uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgıya dayalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/11962, K. 2014/6837, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama