KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/12011 E., 2014/6981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Amasra Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/11/2012
- Numarası
- 2012/120-2012/174
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Davacı K.. Ş.. temsilcisi İ. B.tarafından, davalı M.. K.. aleyhine 18/02/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, Orman Kanunu’na muhalefet nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı hakkında Orman Kanunu’na muhalefet suçundan Amasra Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/104 esas (bozma ilamlarından sonraki son esas 2010/56) sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, 28/10/2010 gün ve 2010/87 karar sayılı son ilam ile davalının 6831 sayılı yasanın 93/1. Maddesi uyarınca işgal ve faydalanma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 28/06/2012 gün 2012/1261 esas, 2012/27338 karar sayılı ilamı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu orman alanında davalının açma yaptığına ve ağaç kestiğine dair, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadığı gibi, dosya kapsamında ispata yeter nitelikte delil de bulunmamaktadır. Davaya konu alanın eski bir açma alanı olduğu, ancak davalının daha önce vefat etmiş olan amcası tarafından açılarak fındık bahçesi haline getirilen alanı kullanmaya devam ettiği, davalının bu eyleminin işgal ve faydalanma niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde; davalının 6831 sayılı yasa uyarınca, ağaçlandırma giderinden ve tazminattan sorumluluğuna karar verilemez. Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/12011, K. 2014/6981, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama