KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/12226 E., 2014/7231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/03/2013
- Numarası
- 2012/396-2013/56
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Davacı Y.. T.. vekili Avukat H.. Ö.. tarafından, davalı H.. U.. aleyhine 19/03/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kasten yaralamadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile birlikte yaşadıklarını, olay günü davacının kendisini darp ettiğini iddia ederek uğranılan zararın davalıdan tazminini talep etmiştir.
Davalı, olayda bir kusuru olmadığını beyanla davanın reddini savundu.
Mahkemece, ceza dosyası ile davalının eylemi sabit olduğu ve davacının kişilik hakları ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayın tarihi, gelişim şekli, davacıda mevcut yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olması ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat fazladır, daha alt düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/12226, K. 2014/7231, 6 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama