KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/14113 E., 2013/18401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 27/05/2013 gün ve 2013/4790-2013/9905 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar eş ve anneleri olan ..... ile çocukları ve kardeşleri olan ...'in terör saldırısı sonucu hayatlarını kaybettiğini belirterek maddi ve manevi zararlarının davalıdan tahsili için asıl ve birleşen dosya ile talepte bulunmuşlar, mahkemece her iki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce ''5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Kaynaklanan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun gereğince, zarar gördüğünü iddia eden, öncelikle zararının karşılanması için idari makamlara başvurmalıdır. Dosya içeriğinden böyle bir başvurunun varlığı anlaşılmadığı gibi bu yolda bir iddia ve savunma da yoktur. Bu aşamada mahkeme davayı görmekte görevli değildir. Şu halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, davacıların desteklerinin terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bombanın patlaması sonucu ölmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın genel güvenliği ve can güvenliğini sağlamakla görevli ...'ndan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu zararlı sonucun, davalı idarenin önlemekle yükümlü olduğu terör örgütü eylemi sırasında patlatılan bomba sonucu desteğin ölmesi biçiminde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Kamu hizmeti kapsamında can güvenliğini korumak ve bu konuda her türlü tedbiri almak, hazırlıkları yapmak davalı idarenin görevi olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdare’nin işlemi ya da eylemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı.
İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerekirken, dairece karar değişik nedenle bozulduğundan davacıların karar düzeltme istemi HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli; bozma kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenle değişik şekilde bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/14113, K. 2013/18401, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama