KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/1554 E., 2013/5410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 01/01/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen 01/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı ...'nın tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davacının diğer temyiz itirazları yönünden;
Dava, doktorun hatalı eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı Doktor ...'in ameliyat sırasında davacının ayak bileğine taktığı koter cihazından bileğin yanması nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuş; mahkemece, davalı doktor... yönünden Anayasa'nın 129/5. maddesi gereğince husumet ehliyetinin olmadığı, husumet ehliyetinin 6100 sayılı HMK da dava şartı olarak kabul edildiğini, yine; davalı ... yönünden ancak İdari yargıda dava açılabileceğini, mahkemelerin görevinin de 6100 sayılı HMK da dava şartı olarak kabul edildiğini belirterek, her iki davalı yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddi kararı verilmiştir. Mahkemenin gerekçesi davalı ... yönünden yerinde olmakla birlikte diğer davalı yönünden hatalıdır. Şöyle ki;
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken taraf sıfatının (husumet) dava şartı olmadığı gözetilmeden dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; kararın, HUMK'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/1554, K. 2013/5410, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama