KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/16084 E., 2014/11413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/03/2013
- Numarası
- 2012/177-2013/185
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Davacı M.. B.. vekili tarafından, davalı A.. G.. aleyhine 24/05/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesi uyarınca, manevi tazminat davalarında, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf (davalı) yararına hükmolunacak vekalet ücreti nispi olarak belirlenmek gerekirse de, bu miktar davacı taraf lehine belirlenen ücreti geçemez. Yerel mahkemece bu yön gözetilmeden davalı taraf yararına, davacı taraf yararına hükmolunandan daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
b-Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiş, mahkemece; dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davanın dayanağı olan eylem, haksız fiil niteliğinde olduğundan, olay tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. İstem gözetilerek olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinin faiz başlangıcına esas alınması doğru değildir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/16084, K. 2014/11413, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama