KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/18270 E., 2014/12546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
200 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Kararslan aleyhine 08/11/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı ..., tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 15 yıl hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 43. ve 513. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin ve gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur.
Böylece Avukat ...'ın ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır. Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalıdır.
Şayet bu işlem yapılmamışsa ve TMK'nun 471. maddesine göre hapis hali sona ermemişse (yani vasayet hali devam ediyorsa) öncelikle bu husus tamamlattırılmalı ve sonra gerekçeli kararın tebliğ edildiği avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir. Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye tebliğe çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/18270, K. 2014/12546, 29 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama