KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/18450 E., 2014/147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/06/2013
- Numarası
- 2012/6-2013/496
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Davacı İ.. B.. vekili tarafından, davalı S.. Y.. aleyhine 04/01/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-Dava 2330 sayılı Kanundan kaynaklanan rücuan tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve davacı taraf yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12. maddesi gereğince 400,00 TL avukatlık ücretine karar verilmiştir.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir. Ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Bu ücret asıl alacağı geçemez.
Mahkemece 7.116,16 TL'nin kabulüne karar verildiği ve bu miktara göre nispi vekalet ücreti 853,94 TL olması gerekirken 400,00 TL olarak aza karar verilmesi doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 438.maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
b-Davacı, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihini ödeme tarihi olarak talep etmesine rağmen, mahkemece faizin dava tarihinden başlatılması da doğru değildir. Çünkü, idarenin zararı ödeme tarihinde oluşmuştur. Kararın bu nedenle de bozulması gerekirse de bu yanılgının da giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 438.maddesi uyarınca faiz başlangıç tarihi yönünden de karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/18450, K. 2014/147, 13 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama