KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/2702 E., 2014/2964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/09/2012
- Numarası
- 2006/175-2012/529
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Davacılar A.. T.. vdl vekili Avukat Ş. D.. tarafından, davalı İ.. Ç.. aleyhine 06/02/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde, davalının neden olduğu yangının kendi taşınmazlarına da sirayet ettiğini ve taşınmaz üzerindeki ağaçların zarar gördüğünü, buna ilişkin olarak tespit yaptırdıklarını beyanla, maddi ve manevi zararlarının tazminini istemişlerdir.
Mahkemece, yangının davalı tarafından çıkarıldığının sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, ceza soruşturması kapsamında düzenlenen olay tutanağı içeriği ile görgüye dayalı bilgi sahibi olan ve bekçi olarak görev yapan tanığın soruşturma ve yargılama aşamasında değişmeyen beyanları dikkate alındığında davaya konu yangının davalıdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Ceza yargılaması sırasında verilen beraat, ortadan kaldırma ve erteleme kararlarının 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Şu durumda, davaya konu yangına davalının yol açtığı hususunun dosyadaki delillere göre sabit olduğunun benimsenmesi ve davacıların maddi zarar kapsamının belirlenerek hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek istemin tümden reddi doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/2702, K. 2014/2964, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama