KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/3056 E., 2014/569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/09/2012
- Numarası
- 2011/291-2012/320
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Davacı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı vekili Avukat H. S.. tarafından, davalılar C.. G.. vd. aleyhine 10/05/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılarm diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
a)Davacı, müteselsil sorumlu sıfatıyla üçüncü kişiye ödediği paranın haleflik esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalılar önceki davada davalı sıfatıyla bulunmadığına göre iadenin kapsamı, kural olarak davacının mahkum olup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ve bir de davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişinin hüküm kesinleşmeden önce alacağını tahsil için ilamı icraya koymuş olması halinde hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile aynı güne kadar
gerçekleşen faizi toplamından davalının payına düşen kısmıdır. Kendi kusurlu davranışı ile icranın sürüp gitmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle artan icra giderlerinin ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Bu ilkelere aykırı düşüncelerle isteğin bir bölümünün hüküm altına alınmış bulunması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b)Zararın doğmasında, tapu kaydının mülkiyet ve irtifak hakları sütununun karmaşık olmasının da etken olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönün göz önünde tutulması ve BK'nun 43. maddesi uyarınca zarar tutarından uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir. Karar, açıklanan nedenle de yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/3056, K. 2014/569, 20 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama