KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/6137 E., 2014/5033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/12/2012
- Numarası
- 2007/175-2012/426
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Davacı Z.. K.. tarafından, davalılar Z.. A.. vdl aleyhine 11/06/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi davalı Ö..O..
A..vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/03/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat M.. A.. ile karşı taraftan davalı Ö..O.. A.. vekili Avukat Ü.. Ç.. G.. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi.
Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, hakaret, tehdit ve yaralama eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ile davalılardan Ö..O.. A..tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ile davalı Ö..O.. A..’ın bir süre arkadaşlık ettiği, ayrılma dönemlerinde taraflar arasında ceza soruşturma ve kovuşturmalarına da konu olan bir takım olaylar yaşandığı, davacının bu yaşananlar sırasında hakarete uğradığını, tehdit edildiğini, yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/262 Esas sayılı ceza dosyasında, davalı Ö..O.. A.. hakkında, tehdit suçundan beraat, hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine, yaralama suçundan mahkûmiyete karar verildiği belirtilerek, yalnızca hakaret ve yaralama eylemleri nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğuna, kanıtlanamadığı için maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı Ö..O.. A.. hakkında, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/262 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen ceza davası henüz kesinleşmemiştir. Davalı hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 18.06.2013 gün, 2011/7706 Esas, 2013/19161 sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. Bu nedenle; İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/262 Esas sayılı dosyasının sonucu beklenmeli ve sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile birlikte tehdit eylemi hakkında karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkeme, davacıya karşı gerçekleştirilen yaralama eylemi ile davacının bedensel bütünlüğüne zarar verildiğini, hakaret eylemi ile davacının kişisel ve duygusal değerlerinin zedelendiğini belirterek davacı yararına manevi tazminata hükmetmiştir.
Gerekçesinde; manevi tazminatın miktarını belirlerken somut olayın niteliğini, taraflar arasındaki karşılıklı şikâyetleri, davacının da cezalandırılmış olmasını ve bu şekilde olayların oluşmasına davacının olumsuz davranışlarının da kısmen neden olmasını gözettiğini belirtmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde de değindiği gibi; tüm dosya kapsamından, davacının davalıya çok sayıda mesaj gönderdiği, huzur ve sükununu bozacak düzeyde aramalarda bulunduğu, davalının görüşme isteklerini reddetmesi üzerine evinin önündeki mantıcıda bekleyerek konuşmak istediği anlaşılmaktadır.
Davalının haksız eylemlerinin oluşmasında, davacının belirtilen eylemlerinin de etkili olduğu gözetildiğinde davacı yararına hakaret ve yaralama nedeniyle takdir edilen manevi tazminat fazladır. Davacı yararına daha alt seviyede manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/6137, K. 2014/5033, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama