KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/6328 E., 2014/4024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/01/2013
- Numarası
- 2011/596-2013/12
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı P.. M.. vekili Avukat M.. Ç.. tarafından, davalı T.. B.. aleyhine 29/12/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/01/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3533 sayılı Yasa'nın 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanlar o Yasa'da yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir.
Tarafların sıfatı gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek sözü edilen Yasa uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli cetvelde Kamu İktisadi Kuruluşları arasında yer alan PTT, aynı Kararname'nin 2/3. maddesi gereğince sermayesinin tamamı devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüsü olarak tanımlanmıştır.
PTT’nin, Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü'de yer alan düzenlemeler saklı kalmak üzere özel hukuk kurallarına bağlı olduğu belirtilmiştir. Sözü edilen yasal düzenlemelerden, bu nitelikteki kuruluşların özel hukuk kurallarına göre yönetileceği ve faaliyet göstereceği, eylem ve işlemlerinin idari eylem ve işlem niteliğinde olmayıp diğer özel hukuk tüzel kişilerinde olduğu gibi, özel hukuka ilişkin bulunduğu sonucuna varılmalıdır. Davacı P..
M..'nün açıklanan niteliği gereği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakemde görülmesi gerektiği yolundaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.10/03/2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/6328, K. 2014/4024, 10 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama