İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/6982 K.2014/5779

Davacı N.. G.. vekili Avukat A. B. tarafından, davalı A.. T.. aleyhine 19/09/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/12/2012 günlü kararın…

Esas2013/6982Karar2014/5779Tarih3 Nisan 2014Okuma5 dk · 931 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2013/6982 E., 2014/5779 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2014
Mahkemesi
Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
26/12/2012
Numarası
2003/604-2012/711
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

931 kelime·5 dk okuma

Davacı N.. G.. vekili Avukat A. B. tarafından, davalı A.. T.. aleyhine 19/09/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız şikâyet nedeniyle kişilik haklarının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, Yapı Kredi bankasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, davalının da kendisinin müşterisi olup işlemleri ile kendisinin ilgilendiğini, ancak davalı tarafından müşteri ilişkisi dışına çıkılarak kendisine duygusal yakınlık gösterildiğini, ancak karşılık alamaması üzerine, kendisi ve diğer banka çalışanları hakkında zimmet, dolandırıcılık, bankacılık kanununa muhalefet suçlarından suç duyurusunda bulunduğunu, davalının şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandığını, hakkında kamu davası açıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda delil yetersizliğinden beraat ettiğini ve kararın temyiz aşamasında zamanaşımından düştüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkeme, şikâyetin haksız olduğu gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK’nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikâyet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikâyeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikâyet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikâyetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Ceza dosyası kapsamından; davacının, eylemi işlemediği sabit olduğu için değil, mahkumiyetine yeter delil elde edilemediği için beraat ettiği anlaşılmaktadır.

Ceza kararına gerekçe yapılan bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı-müşteki tarafından anılan meblağın bankaya yatırıldığının veya davacı-sanığa teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğu, 550.000 USD meblağlı hesabın açılış bilgisini havi olan dekontun altında açıkça kapalı olduğunun yazılı olduğu ve bu nedenle isnat olunan suçun oluşmadığı mütalaa olunmuş ise de; raporun içeriğinde, bazı Bahreyn hesaplarının açılması esnasında önceki hesaptan müşteki-davalıya ödendiği belirtilen bazı miktarların ödendiğine dair dekontların bulunmadığı,

dolayısı ile burada akıbeti belli olmayan ve banka tarafından da izah edilemeyen bir hesap hareketinin olduğu belirtilmiştir.

Yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03/11/2009 tarihli tebliğnamesinde; sanığın annesi tarafından olay sonrasında verilen ifadede hiçbir bankada hesabının bulunmadığı beyan edilmesine rağmen, yapılan incelemede ilgilinin Yapı Kredi bankasında çok farklı ve yüklü miktarlarda hesaplarının ve değişik zamanlarda hesap hareketlerinin bulunduğunun tespit edildiği, yine sanık-davacının kardeşi ve eşinin de 2000-2003 yıllarındaki hesap hareketlerinin yoğunluğu ve miktarı dikkate alındığında, bu miktar ve yoğunluğun nereden kaynaklandığının ve davacı-sanığın hesap hareketleri ile bağlantısının bulunup bulunmadığının etraflıca araştırılmadığı,

eksik inceleme ve soruşturma ile beraat kararı verildiği belirtilerek hükmün bozulması istenilmiştir.

Yukarıda özetlenen durumlar karşısında, mahkemece, davalının, davacı hakkında şikâyetçi olmasında bir takım emareler bulunduğu anlaşılmakla, şikâyetin olağan kuşku üzerine emarelere dayandırılarak yapıldığı gerekçesi ile istemin tümden reddi gerekirken, şikâyetin haksız olduğundan bahisle istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/04/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarının ihlaline dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece şikayetin haksız olduğu gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İnceleme yapan dairemizin çoğunluğunca davalının davacı hakkında şikayetçi olmasında bir kısım "emareler" bulunduğu gerekçesiyle istemin tümden reddedilmesi yönünde bozma kararı verilmiştir.

Davalının şikayeti üzerine davacı hakkında açılan ceza davasında davacının tutuklu kaldığı, yargılama sırasında grafoloj bilirkişilerinin raporlarıyla dekontlardaki imzaların davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 08/12/2003 tarihli raporları, Yapı Kredi Bankası A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 28/05/2003 tarih ve 4 sayılı soruşturma raporu kapsamı ve 29/01/2004 tarihli BDDK raporu kapsamlarında davalının şikayetinde haklı olmadığının açıkça anlaşılması karşısında davacının haksız şikayet edildiği ortadadır.

Davacı hakkında kamu davası açılması ve bununda zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması haksız şikayet edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Bu nedenlerle mahkeme kararının yerinde olduğu görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.03/04/2014

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.03/04/2014

Üye Bilâl Köseoğlu Karşılaştırıldı. YÇ

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/6982, K. 2014/5779, 3 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6982
Karar No
2014/5779
Tarih
3 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/6983 K.2014/9008
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/6984 K.2014/6591
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/6984 K.2014/11341
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/6985 K.2014/9142
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/6987 K.2014/5547
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/6987 K.2014/8842

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.