KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/8274 E., 2013/11053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/06/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Mahkemece; davalının temyizi hakkında kesinlik sınırında olduğu gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, karar tarihi itibarıyla hüküm altına alınan 1.700,00 TL kesinlik sınırının üzerindedir. Bu nedenle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra davalının temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Dava haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı davacının da dahil olduğu toplam 7 kişi hakkında ruhsatsız silah bulundurmaktan şikayetçi olmuş ancak bu kişiler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu kez davacıda dahil 6 kişi davalı hakkında iftira suçundan şikayetçi olmuşlar ve davalı hakkında iftira suçundan açılan kamu davası sonucunda davalının sanık sıfatıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gerger Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/42 esas, 2012/20 karar sayılı kararı itiraz yolundan geçerek 30/04/2012 tarihinde kesinleşmiştir.
BK 53. maddesi gereğince kural olarak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcı ise de somut olayda ceza mahkemesince verilen karar kesin olmayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır. Bu ceza kararı hukuk hakimi açısından bağlayıcı değildir. Kaldı ki takipsizlik dosyası içeriğinden de davacı ...'ın evinde ruhsatı ibraz edilemeyen bir adet otomatik av tüfeği ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklananlardan şikayet için yeterli emare olduğu anlaşılmaktadır. Davalının yasal şikayet hakkını kullandığı anlaşıldığından, mahkemece istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, şikayet hakkını hukuka uygun kullanmadığı gerekçesiyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8274, K. 2013/11053, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama