KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/8511 E., 2013/12270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Diko vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/11/2012 gününde verilen dilekçe ile idari yargı kararının uygulanmamasından dolayı maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen 21/12/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, idari yargı kararının uygulanmaması nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava husumet nedeni ile reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı belediye başkanının idari yargı kararını uygulamaması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, Anayasanın 129/5. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken meydana gelen zararlardan dolayı açılacak davaların idare aleyhinde, idari yargıda açılması gerektiği gerekçesi ile istem husumet nedeni ile reddedilmiştir.
Anayasanın 138/4. maddesi gereğince; yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi gereğince de; idare, idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem yapmak ve eylemde bulunmak zorunda olup bu süre hiçbir biçimde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Aynı maddenin 4. fıkrası, Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde, ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açabilir hükmünü getirmiş, aynı husus 24/09/1979 tarih, 78/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile de düzenlenmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın husumet nedeniyle reddi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8511, K. 2013/12270, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama