KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/8655 E., 2013/12216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 19/02/2013 gün ve 2012/1537-2013/2787 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın ve yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararların ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacıların temyizi üzerine dairece onanmış; davacıların karar düzeltme itirazları üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Davacılar, Beykoz sahilinde araç içerisinde sohbet eden çocuklarının, aracın denize düşmesi sonucu boğularak öldüklerini, bu olayın davalı basın ve yayın kuruluşlarında kişilik haklarına saldırı teşkil edecek şekilde haber yapıldığını belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, basın özgürlüğü kapsamında haber yaptıklarını belirterek, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, haberin kamuoyunu bilgilendirme amacı doğrultusunda yapıldığı kabul edilerek, davanın reddine karar vermiştir.
Basın özgürlüğünün kişilik haklarına üstün tutulabilmesi için, haberin gerçeğe uygun olması, gerçeğe uygun yayının haber niteliği taşıması, gerçeğe uygun haberlerin verilmesinde nesnel (objektif) ölçütlere uyulması, haberin veriliş biçimi yönünden, özle biçim arasında ölçülülük bulunması gerekir. Bir yayının hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi, ancak, açıklanan bütün bu koşulların birlikte varlığı halinde mümkündür. Yapılan bir yayın, bu temel ilkelerden herhangi birine ters düşüyorsa, hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiş olacaktır.
Dava konusu edilen yayınlarda, Beykoz sahilinde araç içerisinde sohbet ederken, aracın denize düşmesi sonucu boğularak ölen şahısların ölüm şeklinin haber yapıldığı, ancak alkollü olmadıkları halde sanki şahısların araç içerisinde alkol aldıkları ve alkolün etkisi ile aracın denize düştüğü şeklinde gerçek olmayan ifadelere yer verildiği, halbuki olayın alkolden kaynaklandığına dair araç içerisinden elde edilmiş herhangi bir delile rastlanmadığı, tam aksine şahısların alkollü olmadıklarının otopsi raporları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Buna rağmen davalıların, Beykoz sahiline vuran ve herhangi bir kimse tarafından atılmış olması muhtemel boş bira kutusundan hareketle olayı alkolle bağlantılı göstermeleri, ölen şahısların anne-babaları olan davacıların, olayın aslını yakın çevrelerine bile anlatmakta zorlanmalarına, üzüntülerinin katbekat artmasına neden olacaktır.
Şu halde; dava konusu haber ve yayınlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, özle biçim dengesi bozulmuş, gerekli ve gerçek olmayan yakıştırmalar yapılmış ve amaç aşılmış, gerçek dışı haber yapılarak davacıların kişilik haklarına saldırı gerçekleştirilmiştir. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılar yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemlerin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, karar onanmış bulunduğundan davacıların karar düzeltme istemleri HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama ilamı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenle bozulmalıdır.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 24/06/2013
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8655, K. 2013/12216, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama