KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/9705 E., 2014/5934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/04/2013
- Numarası
- 2009/518-2013/198
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar V.. K.. vdl vekili Avukat Ş. D.tarafından, davalı E.. M.. aleyhine 01/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır. Mahkemece, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; Fethiye ilçesi Karaçulha İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev yapan davalının, aynı okulda öğrenci olan davacı V.. K..'ü darp etmesi nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuştur.
Şu durumda, davalı kamu görevlisinin kusuruna dayanılarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 08/04/2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/9705, K. 2014/5934, 8 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama