KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/1478 E., 2014/10102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/02/2012
- Numarası
- 2009/1089-2012/119
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı İ.. R.. vekili Avukat G. Ö.. tarafından, davalı G.. Ü.. vdl. aleyhine 25/11/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların ücretli hastalardan tahlil bedeli alınmadan tahlil yapılmasına neden olarak, davacı kurumu zarar uğrattıklarını belirterek; maddi tazminat talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, emsal davalarda başka mahkemelerce alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 5. maddesine göre, hangi hastalara ücretsiz tedavi uygulanacağına ilişkin taktirin hastane yetkililerinde olduğu ve gerçekten zarar varsa bunun hastalardan tahsilinin de olanak dahilinde bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde de belirttiği üzere, davalıların ücretli hastalardan ücret almadıkları, bunlarla ilgili Emekli Sandığına tâbi hastalar üzerinden işlem yapıldığı iddia edildiğine göre; zararın SGK'ya fatura edilip edilmediğinin araştırılarak, gerçek zarar görenin davacı olup olmadığının tespiti gerekir. Ayrıca davalılar hakkında açılmış bir ceza davası olup olmadığının araştırılarak, varsa ceza dosyasının getirtilerek incelenmesi gerekir.
Bu eksiklikler giderildikten sonra davacının gerçek zarar gören yani aktif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılırsa, davalı memurların ve davalı şirketin sorumluluklarının incelenmesi, gerekirse bilirkişiden rapor alınması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.18/06/2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/1478, K. 2014/10102, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama