KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/15344 E., 2015/12151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/06/2014
- Numarası
- 2013/1007-2014/596
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Davacı C.. K.. vekili Avukat Y.. Y.. tarafından, davalı A.. Y.. aleyhine 30/10/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının, hakaret yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının, dolandırıcılık yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, hakaret ve dolandırıcılık nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisini dolandırdığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, hakkında kamu davası açıldığını Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşma sırasında da kendisine hakaret ettiğini iddia ederek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek hakaret ve dolandırıcılık eylemleri yönünden ayrı ayrı tazminata hükmedilmiştir.
Kural olarak, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereği; ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Davaya konu olayda; davalı hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle kamu davası açılmış ve A.... A.. C.. M.. 2012/86 esas ve 2012/383 karar sayılı ilamı ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 23. Ceza Dairesine gönderilmiş olup ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 165. maddesi gereğince; dolandırıcılık suçundan dolayı açılan dava dosyası bekletici sorun yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/15344, K. 2015/12151, 2 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama