KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/16918 E., 2015/14333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İstanbul (Kapatılan) 24. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/02/2014
- Numarası
- 2012/18-2014/21
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Davacı T..Ş.. vekili Avukat M.. Ö.. ve Avukat F.. D.. tarafından, davalılar G.. S.. ve diğerleri aleyhine 04/06/2001 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların görevlerini gereği gibi yapmamaları nedeniyle ihracat akreditifi dolduğu halde ihraç edilen sigaraların bedelinin tahsil edilemediğini, kurumun alacağını tahsil edememesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek, sebebiyet veren davalılardan zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, zarara davalılardan F.. Ö.. ve M.. G.. eylemlerinin neden olduğu ve zararın bir kısmının da ihracatı gerçekleştiren firma tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davalılar hakkında F.. M.. 1998/966 esasta kayıtlı ceza davası olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosya arasında bu dosyaya ilişkin bilgi ve belgelere ve ceza mahkemesi kararına rastlanılmamıştır.
Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul olunmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu ve kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, kesinleşmemişse kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/16918, K. 2015/14333, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama