KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/18094 E., 2015/2466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/06/2014
- Numarası
- 2014/106 D. iş-2014/106 D. iş
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Davacı Ziraat Bankası A.Ş. vekili Avukat Çağrı tarafından, davalı F.. B.. aleyhine 13/05/2014 gününde verilen dilekçe ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 16/05/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yönelik temyiz itirazları yönünden, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 21/02/2014 tarih ve 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü veya reddine ilişkin mahkemece verilen kararlara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu karara bağlanmıştır. Bu sebeple, davacının bu talebine yönelik temyiz istemi reddedilmelidir.
2- Davacının, ihtiyati haciz isteminin reddi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, dolandırıcılık eylemi sonucu oluşan zarar nedeniyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı hakkındaki hazırlık soruşturmasının devam ettiği, likit bir alacağın bulunmadığı, varlığının yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirecek ölçüde ispatlanamadığı belirtilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından haksız olarak para çekildiğini, paranın Hasan Büyükkömürcü isimli kişinin hesabında iken ve bunu çekme yetkisi vasisi Liman Mutlu'ya aitken yanında getirdiği kişiyi vasi olarak tanıtıp haksız şekilde paranın çekildiğini iddia etmektedir.
Davalı hakkında yürütülen hazırlık soruşturması ve davacının müfettiş raporu okunabildiği kadarıyla dosyadaki bilgi ve kanıtlar nazara alındığında davacının zarara uğramış olması kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda, haksız fiil tarihi itibarıyla davacının alacağı muaccel hale gelmiştir. Öte yandan, 2004 sayılı İİK. 257. maddesinde de "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, açıklanan nedenlerle ve hakkaniyet ilkesi gereği davalı hakkında alacağı geçmemek üzere ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmiş olması doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/18094, K. 2015/2466, 4 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama