KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/1883 E., 2014/2729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/12/2013
- Numarası
- 2013/131-2013/547
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı R.. T.. vekili Avukat M. S.. tarafından, davalı N.. A.. aleyhine 14/03/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 03/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kaleme aldığı Türkiye'de Öğretmen Örgütlenmesi adlı kitabında kendisi hakkında yazdıklarıyla kişilik haklarını ihlal ettiğini belirterek; manevi tazminat istemiştir.
Davalı, zamanaşımı def'inde bulunmuş; kitapta geçen ibarelerin davacının kişilik haklarını ihlal etmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, davanın zamanaşımından reddine karar vermiştir.
BK'nun 60/1 maddesi uyarınca, davacının saldırıyı ve failini öğrendiği andan itibaren 1 yıl içerisinde davayı açması gerekir. Yine, BK'nun 60/2 maddesi uyarınca, eğer dava konusu fiil aynı zamanda suç niteliğindeyse ceza kanunundaki zamanaşımı süresi, tazminat davasında da uygulanır.
Dosya kapsamından; davacı, kitabın 2008 yılında yapılmış 2. baskı bir nüshasını 2013 yılında tesadüfen okuduğunu ve kişilik haklarına saldırıldığından bu şekilde haberdar olduğunu iddia etmiş; davalı tarafından iddia edilen saldırıyı davacının daha önce öğrendiği ispatlanamamıştır. Davacı, öğrendiğini iddia ettiği tarihten itibaren bir sene içinde davayı açmıştır.
Kaldı ki, yasal unsurlarının oluşması halinde, davalının eylemi basın yoluyla hakaret suçunu oluşturacaktır. Suç tarihi olan 2008 yılı dikkate alındığında ceza zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Şu durumda; mahkemece, süresinde açılmış davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği ettiği halde, zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.19/02/2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/1883, K. 2014/2729, 19 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama