KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/2727 E., 2014/13542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/07/2012 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespiti ve tescili istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/10/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/10/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili . geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, araç mülkiyetinin tespiti ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, oto kiralama işi ile uğraştığını, kendisinden kiralanan davaya konu aracın, sahte nüfus cüzdanı kullanılarak dava dışı kişiye verilen araç satış vekâletnamesine istinaden davalıya devrinin yapıldığını, davalının aracın trafik sicilden tescili talebini reddettiğini belirterek; aracın mülkiyetin kendisine ait olduğunun tespiti ile adına tescilini talep etmiştir.
Mahkeme, davaya konu trafikte davalı adına kayıtlı olan aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, davalı adına olan kaydın iptaline, tescil idari nitelikte bulunduğundan bu yöndeki istemin reddine karar vermiştir.
Trafik kaydının iptali işlemi de, tıpkı tescil işlemi gibi idari nitelikte bir işlem olduğundan, kaydın iptaline dair verilen karar, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez. Mahkemece, davaya konu aracın mülkiyetinin, davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, trafik tescil kaydının iptaline karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/2727, K. 2014/13542, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama