KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/2933 E., 2014/4747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/06/2013
- Numarası
- 2012/397-2013/209
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı A.. K.. tarafından, davalı M.. Y.. vd aleyhine 10/07/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile manevi tazminat ve hukuka aykırılığın tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret nedeni ile tespit ve manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı M.. Y.. yönünden istemin bir bölümünün ödetilmesine, davalı M.. A.. yönünden reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığında yarbay, davalı M.. A.. albay, davalı M.. Y.. ise astsubay olarak görevlidir.
Davacı, davalı M.. Y..'ın kendisine karşı söz ve davranışları ile aşağılama kastı ile hareket ettiğini, üstü davalı M.. A..'ın diğer davalı hakkında gerekli işlemi yapmadığını, böylelikle kişilik haklarının zarara uğradığını iddia ederek davalı M.. A..'ın eyleminin hukuka aykırılığının tespitine, davalı M.. Y..'ın manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı M.. A.. yönünden istem reddedilmiş, davalı M.. Y.. yönünden kısmen kabul edilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Eldeki davada; KK Eğitim ve Doktrin Komutanlığı'nda yarbay olan davacının aynı kurumda albay ve astsubay rütbeleri ile görev yapan davalıları, yürüttükleri görev kapsamında yaptıkları ve yapmadıkları eylemleri nedeniyle dava ettiğine göre Anayasa'nın 129/5 maddesi uyarınca kamu görevlisi durumundaki davalılara husumet yöneltilemez. Açıklanan nedenlerle adı geçen davalılar yönünden istemin husumetten reddi yerine işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalıların salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 20/03/2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/2933, K. 2014/4747, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama