İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/3100 K.2014/17664

Davacı İ.. G.. vekili Avukat M.S. tarafından, davalı C.. K.. aleyhine 03/12/2012 gününde verilen dilekçe ile ek dava yoluyla tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Esas2014/3100Karar2014/17664Tarih23 Aralık 2014Okuma6 dk · 1.197 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2014/3100 E., 2014/17664 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2014
Mahkemesi
Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
28/11/2013
Numarası
2012/413-2013/634
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.197 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı İ.. G.. vekili Avukat M.S. tarafından, davalı C.. K.. aleyhine 03/12/2012 gününde verilen dilekçe ile ek dava yoluyla tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 28/11/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/11/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili vekili Avukat B.G.geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.

Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan zararın ödetilmesi istemine yönelik ek dava niteliğindedir. Mahkemece, istem kabul edilmiş, kararı, davalı temyiz etmiştir.

Davacı, davalı ile birlikte bir taşınmazın maliki olduklarını, davalının izalei şuyu davası açtığını ancak dava dosyasından yapılan tebligatların kendisine ulaştırılmaması için dava dışı ortağı ile birlikte sahte adres gösterip o adreste adına tebliğ yapılmış gibi evrak tanzim ederek davanın sonuçlandırıldığını, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, satış memurluğunca yapılan satış sonucu taşınmazın davalı tarafından satın alınmasının ardından üçüncü kişiye satılarak devir edildiğini, kendisinin olanlardan haberdar olması ile davalı ve ortağı hakkında şikayetçi olduğunu,

ortaklığın giderilmesi davasında yargılamanın iadesi isteminde bulunduğunu, satış memurluğunca yapılan ihalenin de iptalini dava ettiğini, bu davalar devam ederken, davalardan sonuç alıp tapunun iade alınamaması ihtimaline binaen davalı aleyhinde 28/02/2005 gününde tazminat davası açtığını, ceza davasında davalı ve ortağının sahte resmi evrak tanzim etmek suçundan mahkum edildiklerini kararın 11. Ceza Dairesinin 14/10/2008 günlü onama ilamı ile kesinleştiğini, yargılamanın iadesi isteminde, mahkemece ortaya çıkan yeni durumun verilen kararın değiştirilmesine neden olmaması nedeni ile kararın tasdikine karar verildiğini,

ihalenin feshi davasının süreden reddedildiğini, bundan sonra davalı aleyhinde açtığı tazminat davasında isteminin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kabulüne karar verildiğini bildirerek saklı tuttuğu maddi tazminatın fazlaya ilişkin bölümünün ödetilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönden de reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu malın haksız eylem sonucu davacının elinden çıktığı, bu durumda zararın ayni hakkın sona erdiği tarihte doğacağı, taşınmazın 3. kişiye devir edilmesi durumunda tapu iptali ve tescil davası açılarak geri alma hakkı mevcut olduğu sürece ayni hakkın sona erdiğinin düşünülemeyeceği bu nedenle fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyecek olan bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcının somut olayda davacı tarafça açılmış tapu iptali ve tescil davası olmadığı için henüz başlamadığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek dava kabul edilmiştir.

Davacı, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesine 28/02/2005 gününde açtığı 2005/186 esas sayılı dosyada davalı ile birlikte malik oldukları taşınmazın 06/01/1999 tarihinde dava dışı yabancı uyruklu kişiye satıldığını bildirerek yargılamanın iadesi ve ihalenin feshi davaları ile tapusunun iadesini sağlayamaması durumunda tapu malikine dava yöneltmeden yalnız davalıdan tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur.

Hem tapu iptali ve tescil hemde tazminat istenemeyeceğine göre davacının bu davanın açıldığı tarih itibari ile ayni hakkını tazminata dönüştürdüğünün kabulü gerekir.

Her halükarda davacı yargılamanın iadesi davasının ve ihalenin feshi davasının reddedilip kesinleşmesinden sonra davalıya yönelik tazminat istemini artırdığı 18/02/2011 günlü ıslah dilekçesi ile kesin biçimde ayni hakkından vazgeçerek tazminat isteminde bulunduğuna göre zamanaşımı süresininde en geç bu tarihte işlemeye başlayacağının kabulü ile eldeki davanın dava tarihi itibari ile 1 ve 10 yıllık sürelerin dolmuş olduğu sonucuna varılması gerekirken; mahkemece, halen ayni hakkın dava edilebileceği gerekçesi ile zamanaşımı definin reddi doğru olmamıştır.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 60/1. maddesinde “ Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.”

Anılan maddede öngörülen on yıllık genel zamanaşımı süresinin herhangi bir nedenle uzaması söz konusu değildir. Ancak, aynı yasanın 60/2. maddesinde zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.

BK'nın 60/2. maddesinde öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süresi, asli ceza zamanaşımı süresi olup, davalı hakkında 5237 sayılı TCK nın sanık lehine olması nedeni ile 37/1 maddesi delaletiyle 204/1-3 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş ise de suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK da karşılık olan 342/1-2 maddesinin öngördüğü cezaya göre ceza davasının zamanaşımı süresi de 10 yıl olup, olay tarihinin 1998 yılı olması gözetildiğinde eldeki davanın açıldığı tarihte 1 ve 10 yıllık süreler sona ermiştir.

6100 sayılı HMK 141. maddesine göre, “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.”

Şu durumda davalı ön inceleme duruşmasından önce verdiği cevap ve cevaba cevap dilekçeleri ile zamanaşımı definde bulunduğuna göre davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken esastan kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/12/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık, zamanaşımı def’inde bulunmak için cevap veya ikinci cevap dilekçesinin süresinde ibrazı gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Eldeki dava 03/12/2012 de açılmış, dava dilekçesi davalıya 14/12/2012 de tebliğ edilmiş, davalı iki haftalık süre geçtikten sonra 02/01/2013 de verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı def’inde bulunmuştur.

Bilindiği üzere zamanaşımı bir def’idir. Bu niteliği gereği re’sen nazara alınamaz (HMK 25/1). Davalı tarafın dermeyan etmesi gerekir.

HMK 141 “(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” hükmünü amirdir.

Cevap süresi HMK 127 gereği dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta; ikinci cevap süresi de 136/1 gereği cevaba cevabın tebliğinden itibaren yine iki haftadır. HMK 128 e göre de süresinde cevap dilekçesi vermemiş davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.

Kıyasen uygulanması gereken önemli bir hüküm de 131. maddedir. Buna göre “Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez.” Maddenin gerekçesinde “Davalının, cevap dilekçesini vermekle artık usulî itirazlarını bildirdiğini veya böyle bir itirazının olmadığını ve esasa girdiğini kabul etmek gerekir.” demek suretiyle Kanun Koyucu amacını açıkça belirtmiştir. Zamanaşımı da bir def’i olup cevap veya ikinci cevap dilekçesiyle dermeyan edilebildiğine göre aynı hüküm bunun için de geçerlidir. Diğer bir deyişle verilen bir dilekçe, süresi geçmese bile değiştirilememekte ve yenilenememektedir.

Somut olayda, davalı cevap dilekçesini süresi geçtikten sonra 02/01/2013 de vermiş ve zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Bu, cevap süresine ilişkin HMK 127 hükmüne açıkça aykırıdır. Davalı süresinde cevap vermemekle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş demektir. Hiç şüphesiz, bu aynı zamanda zamanaşımı def’inde de bulunuyor anlamına gelmez. Davacı tarafın süresinden sonraki cevaba ve zamanaşımı def’ine açıkça muvafakati yoktur. Davalı cevabını ıslah da etmemiştir. Dolayısıyla esasın incelenmesi gerekir. Bu yüzden çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 23/12/2014

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/3100, K. 2014/17664, 23 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3100
Karar No
2014/17664
Tarih
23 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3102 K.2014/8471
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/3102 K.2014/17880
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/3107 K.2014/6548
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/3108 K.2014/21904
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/3112 K.2014/37066
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/3112 K.2014/41197

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.