KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/4227 E., 2015/759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2012/462-2013/473
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Davacı G.. A.. vekili Avukat Timuçin tarafından, davalı F.. A.. aleyhine 08/06/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının hükmün haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının temyiz itirazına gelince; dava, haksız şikayet ve hakaret iddilarına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının eski eşi olduğunu, aralarında görülen boşanma davasında mahkemece boşanma kararı verilip hükmün temyiz edilmesi üzerine davalının kendisini ortak konuttan uzaklaştırmak amacıyla haksız yere şikayetlerde bulunup kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, boşanma davasının lehine sonuçlandığını, davacıya hakaret etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının haksız şikayet iddiası sabit görülmemiş ancak davalının davacıya hakaret ettiği gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.
Dosya kapsamından; taraflar arasında Kartal 1. Aile Mahkemesi'nin 2012/1166 Esas, 2012/1740 Karar sayılı dosyası ile görülen boşanma davasında, eşine fiziksel şiddet uygulayan ve geçirdiği ağır rahatsızlığında eşinin yanında olmayan, ona yeterli ve gerekli düzeyde ilgi göstermeyen davacının tamamen kusurlu kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararının gerekçesinde belirtilen ceza mahkemesi kararında ise; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, söz konusu karar hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte bir karar değildir. Davalı tarafından söylenen sözler, davacının boşanma davasına konu edilen davaranışlarına bir tepki olarak dile getirilen, somut olayın özellikleri ve gelişim şekli dikkate alındığında hakaret olarak nitelendirilmesi mümkün olamayan sözlerdir.
Şu durumda dava konusu sözler, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmamaktadır. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/4227, K. 2015/759, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama