KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/4782 E., 2015/1643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2013
- Numarası
- 2012/227-2013/446
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Davacı H.. C.. vekili Avukat Gürkan tarafından, davalı G. İnş. Tes. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 24/04/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi gereğince ücret alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, alacağın %40’ını teşkil eden 1.288 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı avukat tarafından vekilliğini üstlendiği Ramazan adına Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2012/5-6 Esas ve Karar sayılı dava dosyasında davalı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasında davalı şirket ve müvekkil Ramazan haricen anlaşması sonucu sulh yoluyla yargılamanın sona erdirildiği ve tarafların birbirlerinden vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmesi üzerine mahkemece vekalet ücreti takdirine gerek olmadığına karar verildiği,eldeki dava dosyasında davacı avukatın ücret alacaklarının Avukatlık Kanunu'nun 164/4 ve son maddeleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesine göre bilirkişi tarafından hesaplandığı ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, likit bir alacaktan söz edilemez.
Şu durumda, icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/4782, K. 2015/1643, 18 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama