KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/7767 E., 2015/6265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/03/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşagıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ile birlikte taraf oldukları Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/146 esas, 2009/256 karar sayılı ilamında müştereken ve müteselsilen ödemeye mahkûm oldukları tazminatın tamamını hak sahiplerine kendisinin ödediğini bildirerek davalının kusur oranına isabet eden kısmının davalıdan ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuş, esas yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının ödediği tazminat tutarından davalının kusur oranına isabet eden kısmın ödetilmesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Zamanaşımı def'i, bir hakkın istenebilirliğini önlediği için öncelikle ve ön sorun olarak çözümlenmesi, zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşılması halinde işin esasına girilmeden davanın sonuçlandırılması gerekir. Nitekim 6100 sayılı HMK 142. maddesinde “Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar.” hükmü düzenlenmiştir.
Yerel mahkemece, davalının zamanaşımı def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esası konusunda hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/7767, K. 2015/6265, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama