İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/7854 K.2015/3622

Davacı F.. Ö.. vekili Avukat Ahmet tarafından, davalı A.. G.. aleyhine 25/09/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2013 günlü…

Esas2014/7854Karar2015/3622Tarih25 Mart 2015Okuma4 dk · 747 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2014/7854 E., 2015/3622 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2015
Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
24/12/2013
Numarası
2012/351-2013/590
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

747 kelime·4 dk okuma

Davacı F.. Ö.. vekili Avukat Ahmet tarafından, davalı A.. G.. aleyhine 25/09/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın redddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, eski işçisi davalı tarafından işçilik alacaklarına ilişkin iş mahkemesinde hakkında açılan davanın yargılaması sırasında delil olarak yıllık ücretli izin defteri ve ücret bordrolarını ibraz ettiğini, davalının imzaların kendisine ait olmadığını iddia ederek Cumhuriyet Savcılığına sahtecilik iddiası ile şikayetçi olduğunu, iş mahkemesinde Adli Tıp uzmanından alınan raporda imzaların davalının elinin ürünü olduğunun belirtilmesi nedeniyle Cumhuriyet Savcılığınca hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalının haksız ihbar ve şikayeti nedeniyle ruhen ve bedenen yıprandığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı ise, iş mahkemesinde alınan raporun maddi gerçeği yansıtmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalının anayasal şikayet hakkını kullandığı, şikayet dilekçesinde davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bir ifade kullanılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Somut olayda; davalı tarafından davacı hakkında İş Mahkemesinde işçilik alacaklarına ilişkin 11/08/2011 tarihinde dava açılmıştır.

Açılan bu davada, davacı tarafından delil olarak sunulan yıllık ücretli izin defteri ve bordrolardaki imzalara davalı itiraz etmiş, diğer yandan 27/10/2011 tarihli dilekçe ile söz konusu belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, belgeler üzerindeki yazıların ve imzaların şüpheliye ait olduğu kanatinde bulunduğunu belirterek davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi vermiştir.

İş mahkemesince Adli Tıp uzmanı bilirkişiden alınan 03/05/2012 tarihli raporda ücret bordrolarında ve ücretli izin defterindeki imzaların davalının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Cumhuriyet Savcılığı tarafından iş mahkemesince alınan bilirkişi raporu gözetilerek şüphelinin üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair soyut iddia haricinde delil bulunmadığından takipsizlik kararı verilmiştir.

Davalı hakkında davacının şikayeti üzerine iftira suçundan dolayı açılan İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/493 esas, 2014/232 karar sayılı dosya içeriği ve tüm deliller değerlendirildiğinde; davalının, davacının özel belgede sahtecilik suçunu işlemediğini, bodrolardaki imzaların kendisine ait olduğunu bildiği halde şikayette bulunarak davacı hakkında soruşturma yapılmasını sağladığı ve iftira suçunu işlediği anlaşılmaktadır.

Davalı ceza mahkemesince iftira suçundan mahkum edilmiş ancak hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı hak arama özgürlüğü sınırını aşarak ve kişilik haklarına saldırı oluşturacak şekilde şikayette bulunduğundan davacı yararına manevi tazminatın koşulları oluşmuştur.

Yerel mahkemece davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/7854, K. 2015/3622, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/7854
Karar No
2015/3622
Tarih
25 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/7855 K.2015/23107
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7855 K.2015/1187
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/7856 K.2015/23108
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/7857 K.2015/23109
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/7857 K.2015/12198
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/7858 K.2015/23110

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.