KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/8915 E., 2014/17571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/11/2013
- Numarası
- 2013/392-2013/414
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Davacı A.. Y.. vekili Avukat İ. Y. B. tarafından, davalılar N.. Y.. vd aleyhine 26/04/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-)Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız şikayet nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların altınlarının çalındığını, bu çalınma olayından davacı A.. Y.. ve annesi Fatma Yılmaz'dan şüphelendiklerini beyan ederek haksız şikayette bulunduklarını beyanla maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır.
Davalılar doğrudan davacıyı suçlamadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; mahkeme davanın reddine karar vermiş, mahkeme kararı Dairemizin 04/06/2013 tarih 2012/11881 Esas ve 2013/10650 Karar sayılı ilamı ile davalıların eyleminin şikayet hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı yararına somut olaya uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmek üzere bozulmuştur.
Yerel mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyulmuş bu defa davacı yararına 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik karar verilmiştir. Olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat fazladır, daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/8915, K. 2014/17571, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama