KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/9137 E., 2014/14424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/02/2014
- Numarası
- 2013/132-2014/49
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Davacı K.. Ö.. vekili Avukat tarafından, davalılar Y.. A.. vd. aleyhine 17/07/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın hak düşürücü süreden reddine dair verilen 11/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, süresi içerisinde haciz ihbarnamelerine itiraz edemediğini, aynı şekilde dava da açamadığını, bu nedenle icra takibinin kesinleştiğini, ancak icra dosyasının borçlusuna kesinlikle borcunun bulunmadığını belirterek, icra dosyasının alacaklı ve borçlusuna borçlu olmadığının tespini istemiştir.
Mahkemece, davanın İİK’nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu kabul edilerek, 15 günlük yasal sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davanın genel hükümlere göre açılmış menfi tespit istemli dava olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve davanın dayandırıldığı vakıalar da davacının isteminin bu yönde olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, İİK m.89/5'e göre; üçüncü şahıs, her halde, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Şu halde, istemin, İİK’nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece, işin esası incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/9137, K. 2014/14424, 3 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama