KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/9207 E., 2015/8497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/11/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 04/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
a) Davacı, davalı kurum tarafından kendisi ile ilgisi olmadığı halde adına idari yaptırım kararı uygulandığını ve uygulanan idari para cezasının tahsili için hakkında icra takibi başlatıldığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, hatanın farkedilmesi üzerine icra takibinden vazgeçildiğini belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinden vazgeçilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına, davacının muhatabı olmadığı halde hakkında icra takibi yapılmasında davalı kurumun kötüniyetli olduğunun kabulü ile % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi, ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 02.07.2012-6352 S.K./ 15.MD) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' hükmünü amirdir.
Şu durumda, davacının talebi olmadığı halde mahkemece yukarıda anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
b) 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca; Genel Bütçeye dâhil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan müstesnadır. 4904 sayılı İş Kurumu Kanunu'nun Muafiyet başlıklı 23. maddesinin d bendine göre; Türkiye İş Kurumu her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Açıklanan nedenle davalı Kurumun harçtan sorumlu tutulması doğru değildir. Ayrıca karar ve ilam harcı diğer yargılama giderleri ile birlikte değerlendirilerek taraflar arasında kabul ve ret oranına göre paylaştırılamaz. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/9207, K. 2015/8497, 24 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama