KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/9898 E., 2015/6124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/11/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;dava,kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin (f) fıkrası; ''Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması” hükmünü amirdir.
Dava dosyasının incelenmesinde, davalı asil ... adına davayı takip eden vekil Av. ...'a verilen vekaletnamesinin davalının yöneticiliğini yaptığı Gül Sitesi Yöneticiliği adına verildiği,davalı asil ... adına verilen vekaletnamesinin ise dosya arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalı adına davayı takip eden Av. ...'un 6100 sayılı HMK'nun 114.maddesinin (f) fıkrası uyarınca adına verilmiş geçerli bir vekaletnamesinin bulunmaması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi gerekirken mahkemece vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru değildir. Ne var ki anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/9898, K. 2015/6124, 13 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama