KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/10579 E., 2016/11424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 04/03/2013 gününde verilen dilekçe ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili ve haksız şikayete dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/10/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili ve haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; davalılardan ...’in evinde yatılı misafir olarak kaldıktan sonra bu davalının, kendisini kızının kaybolan tek taş pırlanta yüzüğünü çalmakla suçladığını ve bu davalının şikayeti üzerine yapılan ceza koğuşturması sonunda hakkında beraat kararı verildiğini, diğer davalı ...'in de akrabası olduğunu; davalılardan ...’in talebi üzerine davalı ...'in yüzüğün bedelini ona ödemesi ve kendisinin de bu bedeli ...’e ödemek zorunda kalması nedeniyle yersiz olarak ödenen yüzüğün bedelinin ve kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle oluşan manevi zararının tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalılardan ...’in anayasal şikayet hakkını kullandığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin reddine ve yine anılan davalının sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi uyarınca; tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilcisi ve vekillerinin ad ve soyadlarının karar başlığında gösterilmesi, hüküm sonucu kısmında ise taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön kamu düzenine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davalılardan ...’in de dosyanın tarafı olup, dava dilekçesinde bu davalı hakkında da aynı taleplerde bulunulmuş olmasına karşın; anılan davalı hakkında hüküm kurulmamış olması HMK nın 114. ve 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/10579, K. 2016/11424, 21 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama