KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/10612 E., 2016/11679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı-birleşen dosya davacısı ... aleyhine 25/11/2010 gününde, birleşen davada ise 22/02/2011 gününde verilen dilekçeler ile asıl davada haksız şikayet nedenine dayalı manevi tazminat, birleşen davada kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 05/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-birleşen dosya davalısı ...'ın tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı-birleşen dosya davacısı ...'nun birleşen dosyaya yönelik temyizine gelince,
Asıl dava, haksız şikayet, birleşen dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı-birleşen dosya davalısı, 19/02/2010 tarihinde davalı-birleşen dosya davacısı tarafından haksız şikayet edildiğini belirterek uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir.
Davalı-birleşen dosya davacısı, davalının kendi kusurlu hareketinden haksız kazanç sağlamak amacıyla tazminat davası açtığını, kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın esastan, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/2. maddesi (6098 sayılı TBK m.72) gereğince tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımını öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir. Davacı hakaret iddiasına dayanmakta olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçununun ceza zamanaşımı süresi, aynı Kanun’un 66. maddesi uyarınca 8 yıldır.
Dosya içeriğinden, haksız eylemin 19/02/2010 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığına göre, anılan Kanun hükümleri uyarınca zamanaşımı süresi dolmamıştır. Açıklanan bu nedenle mahkemece yazılı biçimde davalı-birleşen dosya davacısı ... yönünden işin esasının incelenmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/10612, K. 2016/11679, 29 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama