KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/11265 E., 2016/12136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 03/10/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.( TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; davalılardan ...'ın ... Devlet Hastanesi 112 Acil Servis sorumlusu, diğer davalı ...’in ise aynı serviste ambulans şoförü olduğu, davacının oğlu ...’ın hastaneye götürüldüğü, durumunun ağırlaşması nedeni ile başka bir hastaneye sevki için acil ambulans çağrısının davalılarca zamanında yerine getirilmemesi sonucu küçüğün ölümüne neden olunduğu belirtilerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Yerel mahkemece; kamu görevlisi olan davalılara husumet düşmeyeceği ve davanın idari yargı yerinde, idareye karşı açılması gerektiği gözetilmeksizin, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/11265, K. 2016/12136, 14 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama