KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/12331 E., 2017/4841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- Kendi adlarına asaleten...'e velayeten 1-... 2-... vekilleri Avukat
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve ... (kendi adlarına asaleten...'e velayeten) vekilleri Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/12/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının davacı çocuk evde yalnız bulunduğu sırada evin kapısını çaldığını, davacı çocuğun kapıyı açması üzerine eve girerek onu darp ettiğini, evde bulunan bilgisayara zarar verdiğini, bu şekilde mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve yaralama eylemlerinde bulunduğunu, ceza yargılaması sonunda davalının cezalandırıldığını belirterek olay nedeni ile oluşan manevi zararlarının tazminini istemişlerdir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının haksız eylemde bulunduğu ve bu eylem nedeni ile tüm davacıların manevi zarar gördükleri gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece dava, tüm davacılar yönünden kısmen kabul edilmiş olup, kabule gerekçe gösterilen davalıya atfedilen eylemler tüm davacılar yönünden ortaktır. Şu halde dava ve kısmen kabul tek ve aynı sebebe dayandığı halde davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 2. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) no’lu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ‘’Davacılar yargılamada kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına 1500 TL vekalet ücretinin,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/12331, K. 2017/4841, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama